Anasayfa » Örgüt » Kurum Kültürünün Organizasyonlara Etkisi

Kurum Kültürünün Organizasyonlara Etkisi

 

 

 

 

 

 

 

Kurum Kültürü, organizasyonun kendi temel değerleri doğrultusunda tüm katılımcıları ile birlikte meydana getirdikleri ortak anlayış, paylaşım ve değerleri bağlılık ile derinlemesine benimsemesinin yansımasıdır. Bütünleştirici rolü ile fonksiyonel işlevleri alışılagelmiş davranış rollerine çeviren, sosyal ve teknolojik değişimlerle yenilenen, gelişen, anlaşılan değer ve davranış biçimleridir.

Kurum Kültürü, öğrenilir, yenilenebilir, hem sonuç hem de süreç odaklıdır. Bütünsel bir anlayış ile ortak bir dil oluşturur. Bu ortak dil sayesinde doğal davranış haline gelen görünümler, kısmen bilinçdışı yapılan alışılagelmiş bütünselliğin parçalarıdır. Bu sonuç ise kazanılmış kurum kültürünün çıktısıdır.
Kurumsal kimlik sahibi organizasyonlar değişimlere karşı gösterdikleri hızlı değişim ve uyum ile çalışanlarına ve katılımcılarına önem ve değer verir. İş yapış şeklini ve kişisel gelişimi destekleyici eğitim programları ile sosyal aktiviteleri destekler. Görselliği ve öğreticiliği ise teşvik eder. Bu sayede çalışanlar ve tüm katılımcılar mutlu ve huzurludurlar. Sürecin önemli birer parçaları olduklarının da farkındadırlar. İş görme yöntemleri bireysel değil, süreçler eşgüdümündedir.
Kurum Kültürü; değeri ve gücü niteleyen, işlevsel fonksiyonları kullanarak potansiyel enerjiden kinetik enerjiye çeviren, bu enerjiden de;

  • Organizasyonun genel amaç ve beklentileri için oluşmuş olan ortak anlayış,
  • Organizasyon içerisindeki katılımcıların birlikteliğini ve iletişimini sağlayıcı ortak dil,
  • Organizasyonu sahiplenme, bağlılık ve güven,
  • Yeni katılımcıların uyumu,
  • Organizasyon katılımcılarının motivasyonu, dostluk ve paylaşım bilinci,
  • Organizasyon katılımcılarının sorumluluk ve iş anlayış ve yapış biçimi,
  • Organizasyonel denetim ağı,
  • Organizasyonel başarı,

etkin bir kimliğe dönüştüren sistematik ağlar bütünüdür.

Güçlü Kurumsal Kültür Başarısı için olmazsa olmaz alt bileşenler;

  • Organizasyon ruhuna güç katacak, canlı tutacak gelenek, amaç ve kutlamalar,
  • Tanımlanmış ve yüklenilmiş işleri yürütecek gönüllü ve istekli katılımcılar,
  • Bu işleri yürütecek katılımcıları sevk ve idare edecek yöneticiler,
  • Kurumun sahip olduğu değer, inanç ve hedefler,
  • Organizasyon bütününün kabullendiği ve sahip çıktığı değerler,
  • Başarıyı getirecek belirlenmiş net amaç,

 

Etkili yönetim, vizyonel bir bakış ve de doğru konulmuş stratejik hedefler ile belirlenmiş misyon, sürekliliği sağlanmış yaşayan organizasyonlara “Kurum Kültürü” ile dönüştürülebilir.

Tüm bunların yanı sıra Kurum Kültürüne geçişte bir dolu güçlükle karşılaşabilinir. Bu güçlükler ise karşımıza aşağıdaki şekillerde çıkar;

  • Tamamen görüntü amaçlı yapılmış yanlış bazen de aceleci uygulamalar,
  • Erken sonuç alma isteği, sürenin uzaması ve bunun sonucu olarak da motivasyon kaybı,
  • Çalışanların sürece adaptasyonu ve değişime karşı direnmeleri,
  • Farklı kuşakların değişime bakış açıları, aralarındaki çatışmalar,
  • Yapılan  bu değişiklikler ile neyin amaçlandığının anlaşılmaması ve/veya iyi bir şekilde anlatılmaması,
  • Kuruma ve tüm katılımcılara sağlayacağı faydanın ne olacağının farkında olunmaması,
  • Hedeflerin ve amaçların net olarak belirlenememesi,
  • İyi bir iletişim ağının kurulamaması,
  • Bu süreci yönetecek, kaynakları bulacak ve yönlendirecek katılımcı bir yönetimin olmayışı,
  • Çalışanların bu değişimdeki rollerinin ve önemlerinin doğru ifade edilmemesi, yaygınlaştırılamaması,

Tüm bu güçlükler ile birlikte Kurumsal Kültürü olumlu ya da olumsuz şekilde etkileyebilecek ana faktörler ise şunlardır.

  • Bireysel Kalite
  • Ürün Kalitesi
  • Hizmet Kalitesi
  • Takım Kalitesi
  • Kurum Kalitesi

Ancak tüm bu güçlükler ve etkisi değişken unsurlar karşısında “Kurum Kültürü” ile;

Kurumun özgün değer, inanç ve kendisine has kişiliğini yansıtan “Kurum Kimliği”,

Kurumun çevresel ve dış görünümünün yansıması ile özünü ileten “Kurumsal İmaj”,

kazanılmış ve yansıtılmış olur.  Bu sayede kurum farklılaşır, süreklilik organizasyonun ve tüm katılımcılarının doğal davranış biçimi haline gelmiş olur, bireysel ve kurumsal davranışlara olumlu olacak şekilde tesir eder. Ölçüm mekanizması oluşturularak gelişme ve değişimlerin izlenmesi, takip edilmesi kolaylaşır. Takım ruhu, bireysel kalite, dinamizm ve istekliliğin yaratılması sağlanır ve bütüne tesir etme gücü artmış olur. Ortak bilinç ve iletişim kanalları kurulur, hedeflerin ve stratejilerin hayata geçirilmesi, uygulanması netleşir. Tüm çalışanlar bütünün parçalarını teşkil etmekteki üzerlerine düşen rolün farkında olurlar. Netleşmiş roller ile çatışmaların azalması söz konusu olup kendilerini iyi hissettirmeleri sağlanır.

Kurum Kültürü ile;

  • Belirlenen hedeflerin, değişen ve gelişen çevre ve sektör dinamikleri karşısında varlığını sürdürmesi için rehber görevi yapar,
  • Organizasyon için önemli olan unsurları netleştirir,
  • Çalışanların Kuruma olan bağlılığını pekiştirir,
  • Süreçlerin, kişilerin ve katılımcıların etkileşim biçimlerini gösterir,
  • Çalışanların iş yapma anlayışlarının doğal davranışları haline gelmesini sağlar, ortak değeler ve anlayış çerçevesinde yakınlaşmalarını sağlar,
  • Bireyselliği değil bütünselliği doğurur, 

Sonuç olarak;

Kurum Kültürü, sistemli ve planlı olarak işlerin yürütülmesi, yönetilmesi ve tamamlanması için oluşturulmuş kuralların toplamına göre insanlar, araçlar ve diğer bileşenler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesini, düzen ve kuralların oluşturulmasını ve tertiplerin yapılmasıdır, koordinasyon sistemidir. Bu şekilde oluşan Kurum Kültürü, organizasyonda çalışan herkesin yaşam biçimi haline dönüşür. Elbette unutulmamalıdır ki iyi bir Kurum Kültürü müşteri memnuniyetine ulaşmada, müşterinin farkındalığının arttırılmasında ve müşterinin “Biz” bilincini kavramasında büyük bir rol oynar. Başarı bu sayede daha hızlı gerçekleşir.

Kurum Kültürü, organizasyon çatısı altında buluşmuş temel değerleri ve tüm bileşenleri ile meydana getirdikleri ortak anlayışın, belirlenmiş hedeflerin ve bu hedeflere ulaşma kararlılığının bütünleştirici sonucu olarak karşımıza çıkar. Bu sistematik, etkili iletişim ağı ve kararlı bir yönetim anlayışıyla hayat bulur.

Kaynak:

Erhan TALU (www.meslekgrubu.com)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Yorum yaz

E-mail adresiniz hiç kimse ile paylaşılmayacaktır. Yıldızlı alanları doldurun. *

*

Scroll To Top
Önceki yazıyı okuyun:
Umudunu Kaybetme

  Bugün sizlere geç keşfettiğim ama iyi ki de günün birinde izlemişim dediğim bir filmi önermek istiyorum: "UMUDUNU KAYBETME"    ...

Kapat