Anasayfa » Mobbing » İşyeri Kabalığı

İşyeri Kabalığı

               

               İşyerinde kabalık olgusu mobbingle yani psikolojik tacizle pek çok zaman karıştırılmaktadır. İşyeri kabalığı bir bakıma saygı kurallarına uymamaktan kaynaklanmaktadır. İşyerinde mobbing, bir ya da  birden fazla  kişiye sistematik olarak  gerçekleştirilebilmekte iken, işyerinde kabalık ise herkese yönelik olabilmektedir. Daha doğrusu bugün birine diğer günü diğerine yapılan davranışları kapsamaktadır. Ve bu davranışı alışkanlık haline getirenler çalışanlar için tehlike oluşturabilmektedir.  Karşısındakinin sürekli sözünü kesmek, teşekkür etmemek ve bunun gibi genel saygı kurallarına aykırı davranışlar işyeri kabalığa giren davranışları oluşturmaktadır.

İki kavram arasındaki farklılıkları tablodan inceleyebilirsiniz:

 

                 Dünya çapında 1000 çalışan üzerinde yapılan bir araştırmada; her beş çalışandan biri, hemen her gün işveren veya yöneticilerinin kötü muamelesiyle karşı karşıya kaldığını; %90’ı ise, kariyerleri boyunca zaman zaman bu tür davranışlarla karşılaştıklarını belirtmişlerdir.

Peki işyeri kabalığı neden ve nasıl ortaya çıktı?

– Gerek aşırı rekabetçi ortamın yaratmış olduğu stres gerekse kurumsal ve sosyal bağların zayıflamış olması nedeniyle çalışma hayatında giderek bireyselleşen taraflar birbirlerine daha kaba davranmaya başlamaktadırlar.

– Teknolojik ilerlemeler malesef yüz yüze iletişimi bir zorunluluk olmaktan çıkarmıştır. Yüz yüze söylenemeyecek birçok şey işyerinde mail ortamında paylaşılmaktadır.

-Çalışanlar kendilerine verilen hedefleri realize etmekle o kadar meşguldürler ki, çevrelerindeki insanlara önem vererek, biraz daha saygılı davranmaya ayıracakları vakitleri yoktur.

– Kurumlar yöneticilerini sadece verimlilik ve iş performansları üzerinden değerlendirmekte, kendisine verilen hedefleri gerçekleştirirken çevresindeki insanlara ne şekilde davrandığı veya nasıl bir çalışma ortamı yarattığı ile ilgilenmemektedir.

– Üst düzey yöneticilerin yeni fikirleri üzerinden elde ettikleri ödüllerden orta kademe yöneticiler ve çalışanlar yaralanamamaktadır. Bu durum, yöneticiler ile çalışanlar arasında bir ayrım yaratmakta ve “biz/onlar” çatışmasını tetiklemektedir.

– Kurumun çalışanlarına güvenmemesi. Kurumun bu güvensizliği nedeniyle yöneticiler çalışanları sürekli gözlem altında tutarak, hatalı davranışları karşısında, bu davranışlarını düzeltmek yerine, onları cezalandırmaktadır.

– Çalışanları birer birey olarak görmeme eğilimidir. Çalışanlar işin yapılmasını sağlayan cansız makineler olarak görülmekte; bireysel özellikleri göz önünde bulundurmayan nötr ve duygusuz davranabilen yönetici modelleri kurum tarafından yüceltilmektedir.

– Çalışanların bilgili ve tecrübeli oldukları konularda onların görüşlerini dikkate almayan bir yönetim yaklaşımı benimsenen kurumlar da yöneticilerin kaba davranışlarına ortam hazırlamaktadır.

– Yöneticiler benimsedikleri yaklaşımlar ve “biz” olgusu, onları kaba davranışlarda bulunmaya itmektedir. Kurumların bu kişileri donattığı yetkiler, güç ve özgürlük alanı, kurum içinde bir başka örneği bulunmayan bir elitler grubu yaratmakta ve kabalık yoluyla kendilerini yüceltmek konusunda yöneticilerin akıllarını çelmektedir.

– Yöneticiler de sahip oldukları kurumsal güçten yararlanarak, astlarının asla kendilerine yaklaşamayacağı şekilde bir yaklaşım sergileyerek onları sindirmektedir.

 

Ne gibi sonuçlar doğurur?

– Bu davranışlar çalışanların kendilerini kötü, depresif, neşesiz, hayal kırıklığına uğramış ve rencide olmuş hissetmelerine neden olmaktadır.

– İşyeri kabalığı, ileri aşamalarda, çalışanların profesyonel kimliklerini de baltalamakta, bireylerin kendilerine ve mesleki yetkinliklerine olan güvenleri azalmakta, giderek pasifleşmelerine neden olmaktadır.

– Bazı durumlarda işten ayrılmayı tercih eden kişiler, yeni bir iş bulamamaları veya yeni bir iş buluncaya kadar geçen sürede gelir kaybına uğrayabilmektedir.

– Kaba davranışların uzun süre devam etmesi halinde ise, çalışanların sağlığı da etkilenmektedir. Psikolojik yönden; anksiyete ve depresyon gibi, fiziksel yönden ise; yüksek tansiyon, kalp ve mide rahatsızlıkları gibi sağlık sorunları yaşayabilmektedirler.

– İşyeri kabalığının yarattığı gergin ve huzursuz ortam örgüt iklimini zehirleyerek diğerlerinin de çalışma ahengini bozar.

– İşyeri kabalığının kurum açısından yarattığı olumsuz sonuçlardan biri de işçi devridir.

– İşyeri kabalığını yeterince dikkate almayan ve önemsemeyen yöneticiler, aslında bu tür davranışlar dolayısıyla kurum içinde yaşanan çatışmaları çözmek için ne kadar fazla zaman harcadıklarının farkında değildirler. Bu çatışmaları görmezden gelmeleri halinde ise, işyeri kabalığı kurum kültürünü deforme ederek ve kurumun zarar görmesine neden olacaktır.

– Kaba davranışlar sergileyen yöneticilerin bulunduğu kurumlarda yabancılaşma artacak ve kurumsal bağlılık azalacaktır.

– Çalışanlar da kurum için fazladan bir çaba harcama gereği duymayacaktır. Verimliliği, motivasyonu ve yenilik yaratma isteği zayıflayan çalışan iyi iş üretme konusunda isteksizleşecek, bu da uzun dönemde kurumun performansını olumsuz etkileyecektir.

– Çalışanlar zamanla yöneticilerini ve kurumu, kendilerinin iyiliğini ve refahını hiçbir zaman göz önünde bulundurmayan birer düşman olarak görmeye başlayacaktır.

 

Kaynak: Çalışma Hayatında İşyeri Kabalığı Olgusu Araş. Gör. Dr. Meltem GÜNGÖR DELEN

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

2 Yorum

  1. Ve böyle bir yerde çalışmaktan insan onlara dönüşebiliyor.

Yorum yaz

E-mail adresiniz hiç kimse ile paylaşılmayacaktır. Yıldızlı alanları doldurun. *

*

Scroll To Top
Önceki yazıyı okuyun:
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Koleji Projesi

    İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen ve İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından finansal destek sağlanan "İBB Kent Koleji Projesi"...

Kapat