Anasayfa » İşveren Markası » En İyi Şirket Benim Şirketim!

En İyi Şirket Benim Şirketim!

Şirketler yeteneklerin peşinde, yetenekler de en iyi şirketlerin peşinde. Bu döngü devam ederken de karşımıza işveren markası çıkıyor. İşveren markasını kısaca “bir şirketin çalışabilecek en iyi yer olarak algılanması” olarak tanımlayabiliyoruz. İşveren markası; şirketin itibarı, kültürü, vizyonu, değerleri, şirket hakkında olumlu ve olumsuz tüm haberler, kulaktan kulağa yayılan görüşler, rakiplerle kıyaslanması, iş başvuruları, mülakatlar, iş yeri ortamı, şirketin ürünleri ve hizmetlerinin kullanılması gibi birçok konudan oluşuyor.

İşveren markası iletişimi mevcut ve potansiyel çalışanların şirkete ilişkin algılarının oluşmasında ve bu sürecin başarısında hayati bir rol oynuyor. Ayrıca yapılan çalışmaların ve mesajların mevcut çalışanlara ve potansiyellere ulaşabilmesi, hedef kitleye uygun doğru iletişim araçlarının ve mecralarının tercih edilmesi ve beklentilere uygun içerikler hazırlanması gerekiyor.

Ulaşılabilir Şirketler Kazanıyor!

İşveren markası iletişimini sürdürmenin en sağlıklı yolu her geçen gün büyüyen dijital dünyadan ve yeni trendlerden faydalanmak. Günümüzde şirketler çalışanlarıyla olan organik bağlarını bu şekilde güçlendirebiliyorlar. Bu süreçte sosyal medya, intranet, web sitesi, dergiler, bültenler, mailler, iş ilanları, demeç ve röportajlar, kariyer siteleri, duyurular, afişler, lansmanlar, görsel kampanyalar, etkinlikler, vb. iletişim kanalları hedef kitleye uygun olarak seçilmeli ve doğru iç ve dış iletişim kanalları ile birlikte kesintisiz iletişim sürdürülmeli. Böylelikle hem mevcut çalışanların ve potansiyel çalışanların zihninde pozitif bir algı oluşturulabilir hem de bilgi kirliliği ve karmaşa olmadan istenilen bilgi net olarak aktarılabilir.

Yeni dijital kanallar aracılığıyla kurulan iletişimin gücüyle mevcut çalışanların şirkete bağlılığı ve motivasyonu artarken potansiyel çalışanlarla kurulan etkin iletişimle de şirketin çalışılmaya değer bir yer olduğu algısı yaratılıyor. İşveren markası iletişimi ve bunun dijital trendlerle beslenmesi sayesinde mevcut çalışanlara ve potansiyel çalışanlara gönderilen mesajların birbirine paralel olması, tutarlı, doğru ve sürekli olması da sağlanmış oluyor. Böylece hem şirket içindeki çalışanların hem de şirket dışındaki potansiyel hedef kitlenin algısı eşitlenmiş oluyor. Bu da şirketlere sürdürülebilir ve rahatlıkla kontrol edilebilir bir imaj iletişimi sağlıyor.

Not: Ogoo’nun blog sayfasına yazmış olduğum yazıyı sizlerle de paylaşmak isterim. 2016 Ekim ayı itibariyle yazmış olduğum yazılar blog sayfalarında yayımlanmaktadır. Yazılarım Dijital İK kategorisinde yer almakta olup, hepsine oradan da ulaşabilirsiniz.  Ogoo Blog sayfası için: http://blog.ogoodigital.com/

 

Keyifli okumalar…

 

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Yorum yaz

E-mail adresiniz hiç kimse ile paylaşılmayacaktır. Yıldızlı alanları doldurun. *

*

Scroll To Top
Önceki yazıyı okuyun:
İK’nın Dijital Yolculuğu #2 – “Değişen İK Teknolojileri”

#2 DEĞİŞEN İK TEKNOLOJİLERİ Dijital İK’ya yatırım yapan şirketlerin, geleceğin kazanan şirketleri olarak görebileceğimiz konusunda sanırım çoğumuz hemfikiriz. O nedenle...

Kapat