Anasayfa » Kadınlar » Çalışma Hayatında Annelik

Çalışma Hayatında Annelik

Çalışma Hayatında Annelik

Çalışma Hayatında Annelik

Geçtiğimiz günlerde PwC İnsan Kaynakları Danışmanlığı ile Yenibiris.com’un ortaklaşa gerçekleştirdiği “Çalışma Hayatında Annelik” araştırması sonuçlarından sizlere bahsetmek istiyorum. Blogumda yer verme isteğimi geri çevirmediği için Emrah Akbalaban’a çok teşekkür ederim. Araştırmaya 155 kurumun ve 864 kadın katılımcının iki farklı ankette beyan ettikleri bilgiler doğrultusunda hazırlandı ve çarpıcı sonuçlar elde edildi.

Yasal doğum izni kısa

  • Kadın çalışanların yüzde 50’den fazlası doğum sonrasında 5-6 ay süreyle ücretsiz izin kullanmayı tercih ediyor.
  • Yaklaşık yüzde 15’i ise yasal olarak belirlenmiş 6 aylık maksimum sürenin yetersiz olduğu ve bebek en azından 1 yaşına gelen kadar ücretsiz izin alınması gerektiği görüşünde.
  •  Kurumların yüzde 37’si çalışanlarının genelde ücretsiz izin kullanmadığını belirtiyor.
  • Doğum sonrası süt iznini her gün 1,5 saat veya hafta içi bir tam gün şeklinde kullanmak istediğini belirten kadın çalışanların oranı yüzde 60 civarında olurken, özellikle İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde, süt iznini toplu kullanmayı tercih eden çalışan oranının arttığı görülüyor.

Doğum sonrası işyeriyle yaşanan sorunlar

  • Kadın çalışanların yaklaşık yüzde 40’ı doğum öncesi veya sonrası işyerinde herhangi bir problemle karşılaşmadığını belirtiyor.
  • Çalışanların yaklaşık yüzde 60’ı ise izin kullanımı, annelikle yan yana yürütülmesi zor olan farklı görevlere atanma, doğum sonrası bir alt pozisyonda işe başlatılma gibi destekleyici olmayan uygulamalar başta olmak üzere, farklı problemlerle karşılaştığını dile getiriyor.
  • Özellikle katılımcıların yüzde 13’ü, hamile olunan dönemde ya da işe başlama döneminde iş akdinin feshedildiğini dile getiriyor.

Kadın çalışanların beklentileri kurumların sağladığı imkânları aşıyor

  • Kurumların yalnızca yüzde 16’sı mobilite veya evden çalışma imkânı sunarken, kreş uygulaması ve yarı zamanlı çalışma uygulamalarını sunan kurumların oranı yüzde 10’un altında.
  • Kurumların yaklaşık üçte ikisinde doğum sürecindeki kadın çalışanlara yönelik herhangi bir özel yan hak veya pozitif ayrımcılığa yönelik bir uygulama olmadığı görülüyor.
  • Serbest metin olarak dile getirilen görüşler incelendiğinde, kadın çalışanların, özellikle olağan dışı (çocuğun okuldan alınması – bırakılması, hastalık, bakıcının rahatsızlanması gibi) durumlar oluştuğunda başta yöneticileri olmak üzere kurumlardan ‘anlayış’ ve ‘hoşgörü’ beklediğini görüyoruz. Öte yandan, kadınların önemli bir kısmı, hamilelik ve sonrası için kanunun gerektirdiği minimum hakları dahi kullanmada sıkıntı çekebildiklerini beyan ediyorlar.

Gebelikteki sağlık problemlerine karşı özel bir izin politikası yok

  • Kurumların tamamına yakını, gebelikte sağlık problemleri ile karşılaşılması durumuna özel bir izin politikası tanımlamadığını belirtiyor.
  • Ankete katılan kurumların yaklaşık yarısının özel sağlık sigortası uygulamadığı görülüyor.
  • Özel sağlık sigortası uygulayan kurumlar ise büyük ölçüde limitli doğum teminatı imkânı sağlıyor.
  • Doğum teminatı limiti tutarlarına bakıldığında, yabancı sermayeli şirketlerin, diğer şirketlere göre daha yukarıda kaldığı ortaya çıkıyor.
  • Kurumların yüzde 24’ü, kadın çalışanlar için parasal çocuk yardımı yapıyor.

Kariyer çocuğun önüne geçemiyor

  •  Ankete katılan kadın çalışanların yaklaşık yüzde 70’i “Kariyerimde ilerleme adına çocuk sahibi olmayı ikinci planda tutabilirim” ifadesine olumsuz yanıt veriyor.
  • “Finansal ihtiyaçlardan dolayı çalışmak durumunda olmasaydım ailemle ve çocuğumla vakit geçirmeyi tercih ederdim” diyen kadın çalışanların oranı da yüzde 70’ler seviyesinde.
  • Çocuk sahibi olmayan kadınların, “Kariyerimde ilerleme adına çocuk sahibi olmayı ikinci planda tutabilirim.” ifadesine, çocuk sahibi kadınlara oranla daha olumlu ve kariyer odaklı yanıtlar verdiklerini görüyoruz.

Kadın çalışanların kurumlardaki yeri

    • Kurumların yaklaşık %30’unda üst düzey yönetici seviyesinde kadın çalışan bulunmuyor.
    • Kadın çalışanların toplam çalışanlar içerisindeki oranı yaklaşık %33 olarak görünüyor.
    • Son bir yıl içerisinde toplam terfi eden çalışanların içinde kadın çalışanların oranı %43 olarak ortay çıkıyor.

 

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

1 Yorum

  1. Merhaba,

    Kadınların çalışma hayatındaki yeri için çok kapsamlı bir yazı oluşturmuşsunuz. Ben de konu ile ilgili bir deneyim paylaşmak istiyorum. Aslında hamile kadının çalışma hayatındaki yeri, ve nasıl değerlendirildiğini de çok net ifade ediyor.

    http://ahmeterten.blogspot.com.tr/2014/05/kadinlarin-calisma-hayatindaki-yeri-ise.html

Yorum yaz

E-mail adresiniz hiç kimse ile paylaşılmayacaktır. Yıldızlı alanları doldurun. *

*

Scroll To Top
Önceki yazıyı okuyun:
İK’nın Dijital Yolculuğu #2 – “Değişen İK Teknolojileri”

#2 DEĞİŞEN İK TEKNOLOJİLERİ Dijital İK’ya yatırım yapan şirketlerin, geleceğin kazanan şirketleri olarak görebileceğimiz konusunda sanırım çoğumuz hemfikiriz. O nedenle...

Kapat